Kayıtlar

WALDORF İSTANBUL İLKOKUL KAMPÜSÜNDE AİLE KAMPI

Resim
KAMP TARİHİ:  19-20 Ağustos 2017 KAMP PROGRAMI 19 Ağustos 2017 Cumartesi 10:00-11:00 : Kampüse giriş 11:00-13:00 : Çadır Kurma 13:00-13:30 : Kampüsü tanıma 13:30-14:30 : Öğlen yemeği 14:30-16:30 : Oyun Zamanı 16:30-18:00 : Orman yürüyüşü 18:00-20:30 : Akşam Yemeği 20:30-21:30 : Serbest Zaman 21:30-           : Kamp ateşi ve sohbet 20 Ağustos 2017 Pazar 08:00-10:00 : Kahvaltı 10:00-11:30 : Orman Yürüyüşü 11:30-12:30 : Çadır Sökümü ve vedalaşma KONAKLAMA  Konaklama Waldorf İstanbul girişiminin ilkokul olarak kullanacağı yeni kampüs bahçesinde olacaktır. Çadırlarımızı okulun bahçesinde kuracağız. Tuvalet ve mutfak ihtiyaçları için okul binasını kullanabileceğiz. Okul binasında konaklama mümkün olmayacaktır, dolayısıyla gelen ailelerimizin konaklama için gerekli çadır, uyku tulumu, mat gibi kamp malzemelerini yanlarında getirmelerini rica ederiz. Çadırı olmayan veya konaklamak i...

İlkokul Tanıtım Toplantısı 11 Ağustos 2017 Cuma 19:00

Resim
Beykoz’da bir Waldorf İlkokulu Waldorf pedagojisi ve Anadolu uygarlığından esinlenilmiş eğitim sistemimizle 2017-2018 eğitim-öğretim yılında okulumuz açılıyor. Okulumuzda, çocuklarla ruhsal gelişim yönünden de ilgilenilmekte ve sanat faaliyetleri ile desteklenmektedir. Öğretmenlerimiz uluslararası Waldorf ağından gelen uzman danışmanlar tarafından eğitilmekte ve yönlendirilmektedir. Kadim masalları, antik oyunları, şarkıları, dansları içeren bir eğitim programı. Doğayı deneyimlemeyi, tanımayı ve sevmeyi teşvik eden bir yaklaşım. Organik ürünleri tercih eden bir beslenme. Biyo-dinamik tarım çalışmaları. Turşu, tarhana, ekmek, aşure, yoğurt, reçel yapımı gibi hayatı idame üretimleri. 11 Ağustos 2017 Cuma Akşamı saat 19:00'  da aşağıda belirtilen okul yerleşke adresinde tanıtım toplantısına katılımınızı bekleriz. Lütfen katılımınızı aşağıdaki telefon numaralarına haber vermek suretiyle teyit ediniz ...

Beşiktaş Waldorf Girişimi- Her Çocuk Bir Evren

ARADIĞINIZ ANAOKULUNU BULDUNUZ MU? Bulduysanız şanslısınız.Bulamadıysanız daha da şanslısınız.Bu Eylül’de Beşiktaş’ta Akaretler yokuşunda yukarıda resmini gördüğünüz bina daWaldorf felsefesiyle eğitim verecek bir anaokulu açılıyor.Okulun adı her çocuk bir evren.Okulun kuruluş mantığı,eğitim felsefesi her şeyi bambaşka.her çocuk bir evren,anaokulu her şeyden önce bir anne baba kooperatifi.Yani kar amacı güden bir işletme değil.Okulun gideri,ailelerden gelecek ücretlerle karşılanacak.Bu hesaplar da her aileye açık ve şeffaf olacak.Bu okul Waldorf felsefesiyle eğitim yapacak.Okulda bu felsefeyi iyi bilen tecrübeli öğretmenler olacak.Waldorf felsefesine göre her çocuk bambaşka bir evren. Her çocuk kendini ve dünyayı keşfetme peşinde bir merak yumağı.her çocuk kendisine oyuncak verilen değil,kendi oyununu kendi kurabilen bir birey. Bu felsefeye göre çocuk için en iyisi serbest oyun zamanı.Waldorf felsefesinin kurucusu Steiner çok yönlü bir bilim insanı,felsefe,sanat mimarı dahisi.Stei...

Bir varmış bir yokmuş

" Bir varmış bir yokmuş ", hayatı bundan daha iyi bir cümle var mıdır?

Ali Nesin'in yazdığı kitap MEB müfredatına girdi (Basından)

Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli matematikçilerden Prof. Dr.  Ali Nesin  eski Milli  Eğitim  Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı’nın isteği üzerine geçen yıl liseler için matematik kitabı yazmaya başladı. Prof. Nesin'in hazırladığı  kitap  bir ay sonra, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ( MEB )  müfredat ına girmek üzere, her şeyiyle yayına hazır olacak. Yıllardır Türkiye’de matematiğin anlaşılması ve kolayca öğrenilmesi için emek veren, matematik köyü kurup eğitim kampları düzenleyen, Matematik Dünyası Dergisi’ni çıkaran ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde akademisyenlik görevini sürdüren Prof. Nesin, önce herkes için yazmak istediğini ancak zamanla bunun olamayacağını anladığını söyleyerek, “Bir hedefe odaklanmak lazımdı. Fen liselerine odaklanayım dedim. Daha sonra anladım ki bu kitap her fen liseli için de değil. Daha da kısıtladım kendimi ve bilim insanı olmak isteyen fen liseliye ve öğretmenlere yazdım" dedi.   "Hayatımın en zor işini yaptım" Kitabın içeri...

Masal 3: Anakarıyla Tilki (Elazığ Masalı)

Resim
Prof. Dr. Umay Günay’ın Elâzığ Masalları kitabından alıntıdır. 1975 yılında Atatürk Üniversitesi doktora tezinde kullanmış olduğu bu masalı 1970 yılında Elâzığ Akmezra köyünden Emine Öksüz anlatmış. İki, on ikinin yarısı, tilki çakal karısı. Masal masal maniki, kuyruğu var on iki, kuyruğunda beni var, kulağında çanı var. Karşıma çıktı bir derviş dedim derviş amca bu ne iş? Dedi ‘Masal masal matadar, dil anlatır, yürek tadar. Ne varmış ne yokmuş vakti zamanında bir ihtiyar kadın varmış. Tanıyanlar ona Anakarı dermiş. Anakarı’nın bir tek kızı varmış ancak o da gelin olmuş gitmiş. Günlerden bir gün Anakarı kızını çok özlediği için onu görmeye gidecekmiş. Ne götürsem kızıma ne versem diye düşünürmüş. Eskiden eski insanların nesi varmış, iki tane keçisi varmış. Sağmış sütlerini, yapmış tereyağını, koymuş testisinin içine. Kapatmış ağzını tülbentle, bağlamış ipi testinin kulplarına almış eline, beli de epey eğrice çıkmış yola. Daha pek bir yol alamadan bir düzlükte bir tilkiye rast gelmiş. ...