Kayıtlar

Türkiye'de Waldorf ve Steiner hareketi

Türkiye'de Waldorf ve Steiner hareketi, özellikle son 15 yılda büyük bir ivme kazandı; ancak bu hareket ana akım bir eğitim sisteminden ziyade, hâlâ tabandan gelen bir veli ve öğretmen inisiyatifi olarak varlığını sürdürüyor. Türkiye'deki durumun özeti, "büyük bir potansiyel ile yerel bürokrasi arasındaki dans" olarak tanımlanabilir. 1. Bugünkü Durum: Neler Yapılıyor? Türkiye'deki hareket, ağırlıklı olarak  Dernek  ve çeşitli yerel kooperatifler etrafında şekilleniyor. Yuvalar ve Girişimler: İstanbul (özellikle Anadolu yakası), Ankara, İzmir, Bodrum ve Eskişehir gibi şehirlerde Waldorf ilhamlı yuvalar ve ilkokul girişimleri bulunuyor. Öğretmen Eğitimi: Türkiye'de uluslararası geçerliliği olan "Waldorf Öğretmen Eğitimi" programları düzenleniyor. Bu programlar genellikle yurt dışından gelen deneyimli eğitmenlerin (mentorlar) desteğiyle yürütülüyor. Ancak bu eğitimler Türkiye'de yasal MEB tarafından tanınan eğitimler değil. Akademik İlgi: Üniver...

🕊️ Manevi Dayanışma Mesajı: Çatışmanın Gölgesinin Ötesinde "Sevgili Dostlar ve Işık Arayanlar

🕊️ Manevi Dayanışma Mesajı: Çatışmanın Gölgesinin Ötesinde "Sevgili Dostlar ve Işık Arayanlar, İran ve İsrail toprakları arasındaki çatışmanın gölgeleri uzarken, fiziksel saldırganlık ve siyasi çekişmenin perdesinin ötesine bakmaya çağrılıyoruz. Antroposofi perspektifinden bakıldığında, fiziksel düzlemde olanların çoğu zaman insan ruhundaki mücadelelerin bir yansıması olduğunu fark ediyoruz. Dengenin Orta Yolu Bize Mesih bilincinin görevi hatırlatılıyor: egoizmin sertleştirici güçleri ile nefretin çözücü güçleri arasında durmak. Bugün, Doğu'nun (İran) kadim bilgeliği ve Batı'daki (İsrail) derin kimlik arayışı trajik bir uyumsuzluğa itiliyor. Yine de, manevi dünyada sınırların olmadığını, sadece Büyük İnsanlık İdeasına doğru yolculuk eden ruhların olduğunu biliyoruz. Bireyin Sorumluluğu Rudolf Steiner bize 'düşündüğümüz her düşüncenin dünya üzerinde bir etkisi olduğunu' öğretti." Şimdi görevimiz, yargılarımızın ağırlığını savaşın terazisine eklemek değil, berr...

Antik Gizemler ve Hristiyanlık - GA 87- 1.Ders

Rudolf Steiner  19 Ekim 1901, Berlin 1. Herakleitos Üzerine Değerli Katılımcılar! Geçen yıl başlayabildiğim derslere bu kış da devam etme ayrıcalığına sahip olduğum için, geçen yıl ele aldığım dönemin öncesindeki dönemi inceleme konusu yapmayı, bu dönemde geç Orta Çağ mistisizminin ortaya çıkardığı her şeyin tohumlarının yattığını ele almayı kendime görev edindim. [Geçen yılki derslerin kitapçığı, şimdi yayımlanıyor ve Meister Eckhart'tan Angelus Silesius'a kadar Alman mistisizmini ele alıyor.] Mistisizm, bu mistisizme ait kişiliklerin son derece yüksek ruh halleri aracılığıyla kendi başına anlaşılmalıdır. Eğer mistik öğretilerin özelliklerine inilirse, bu öğretilerin karakteri, Alman mistikleri ve Alman mistiklerinin çağdaşları tanınırsa, onları ve öğretilerini kendi içimizden anlayabiliriz. Ancak, Yunan Gizemleri ve ilk Hristiyan yüzyıllarının Gizemlerinin altında yatan ön koşullar dikkate alındığında, bu daha sonraki mistisizm ve temelde tamamen ezoterik öğretileri tamamen f...