Kayıtlar

Rudolf Steiner’in eğitim anlayışı

Bu yazıda Rudolf Steiner ’in eğitim anlayışının en derin katmanlarını açıyor ve burada tek tek tekniklerden çok, insan, dil ve eğitim anlayışının bütünsel bir resmi veriyoruz.  A na fikirler halinde sadeleştirerek ve yorumlayarak : 🌱 1. Eğitimin başlangıcı: İlk dersin kutsallığı Steiner’a göre: İlk ders tüm eğitim sürecinin tohumu gibidir. Çocuğa ilk olarak şu bilinç verilmelidir: “Okula neden geldin?” “Büyüdüğünde neler yapabileceksin?” 👉 Bu, çocuğun içinde: umut hedef duygusu gelişme isteği uyandırır. Ayrıca çok önemli bir vurgu: Çocukta büyüklere karşı saygı (reverence) geliştirilmelidir Bu olmadan eğitim derinleşmez ✋ 2. Öğrenme = irade ile başlar (yaparak öğrenme) İlk öğretim: harflerle değil kavramlarla değil 👉 hareket ve eylemle başlar Örnek: düz çizgi çizmek eğri çizgi çizmek renk lekeleri yapmak Bu süreçte: çocuk yaparak öğrenir öğretmen önce yapar → çocuk taklit eder 📌 Bu çok kritik: “Çocuk önce yapmalı...

Steiner- Bütünsel Eğitim

Resim
 

Ruhsal Bilim (antropozofi) ışığında mizaçlar (temperamens)

Resim
A. Genel olarak Mizaçlar  Rudolf Steiner’in 4 Mart 1909 tarihli konferansından alınan bu metin, insan doğasının en derin gizemlerinden biri olan mizaçları (temperamentler) ruhsal bilim (antropozofi) ışığında kapsamlı bir şekilde incelemektedir. Belgenin geniş özeti şu ana başlıklar altında toplanabilir: 1. Mizacın Kaynağı: İki Akımın Sentezi Steiner'a göre insan, iki farklı gelişme akımının birleştiği noktada yer alır: Kalıtım Akımı: Anne, baba ve atalardan gelen fiziksel özelliklerin aktarılmasıdır. Bireysel Akım: İnsanın ruhsal dünyadan beraberinde getirdiği, önceki yaşamlarının meyvesi olan reenkarne olan özdür. Mizaç , bu iki akımın birleşmesinden doğan bir sentezdir; ebedi olanla geçici olan arasındaki dengeyi sağlar. Bu durum, mavi ve sarının birleşerek yeşili oluşturmasına benzetilir. 2. İnsanın Dört Üyesi ve Dört Mizaç İnsan varlığı dört ana üyeden oluşur ve mizaçlar, bu üyelerden birinin diğerlerine baskın gelmesiyle şekillenir: Kolerik Mizaç: Ben (Ego) taşı...

Türkiye'de Waldorf ve Steiner hareketi

Türkiye'de Waldorf ve Steiner hareketi, özellikle son 15 yılda büyük bir ivme kazandı; ancak bu hareket ana akım bir eğitim sisteminden ziyade, hâlâ tabandan gelen bir veli ve öğretmen inisiyatifi olarak varlığını sürdürüyor. Türkiye'deki durumun özeti, "büyük bir potansiyel ile yerel bürokrasi arasındaki dans" olarak tanımlanabilir. 1. Bugünkü Durum: Neler Yapılıyor? Türkiye'deki hareket, ağırlıklı olarak  Dernek  ve çeşitli yerel kooperatifler etrafında şekilleniyor. Yuvalar ve Girişimler: İstanbul (özellikle Anadolu yakası), Ankara, İzmir, Bodrum ve Eskişehir gibi şehirlerde Waldorf ilhamlı yuvalar ve ilkokul girişimleri bulunuyor. Öğretmen Eğitimi: Türkiye'de uluslararası geçerliliği olan "Waldorf Öğretmen Eğitimi" programları düzenleniyor. Bu programlar genellikle yurt dışından gelen deneyimli eğitmenlerin (mentorlar) desteğiyle yürütülüyor. Ancak bu eğitimler Türkiye'de yasal MEB tarafından tanınan eğitimler değil. Akademik İlgi: Üniver...