Kayıtlar

Masal etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Antroposofi ve Waldorf bakış açısıyla Masal

 Rudolf Steiner'in temel felsefesi olan Antroposofi'yi (Yunanca anthropos (insan) ve sophia (bilgi/bilgelik))ve bu felsefenin eğitimdeki uygulaması olan Waldorf pedagojisi'ni anlamak gerekir. Antroposofik bakış açısında insan, sadece maddi bir beden değil, aynı zamanda ruh (psyche) ve tın (tin/geist) içeren, çok katmanlı ve sürekli evrimleşen bir varlıktır. Masallar, bu perspektiften bakıldığında, basit çocuk hikayeleri değil, insan ruhunun derin gelişim süreçlerini, manevi alemle ilişkisini ve "Benlik" (Ego) bilincine ulaşma çabasını simgeleyen, kadim resimler ve semboller içeren "tinsel gerçeklerin raporları"dır. Waldorf pedagojisinde ise masallar, çocuğun hayal gücünü (imajinasyon), duygu dünyasını ve iradesini besleyen, onların yaşlarına ve gelişim aşamalarına uygun manevi bir besin olarak görülür. İşte bu iki bakış açısının masalları yorumlarken kullandığı temel prensipler ve detayları: 1. MASALLARIN DOĞASI VE KAYNAĞI (ANTROPOSOFİK BAKIŞ) • Tinsel...

Masal 24: Huysuz Yengeç

Resim
Dönem : Mayıs 🌱 Yazar : Susan PERROW, Arkadaşlarının ısıran çocukları şifalandırmak için yazılan bir hikaye.

Masal 21: Havuç Masalı

Resim
Dönem : Aralık, Ocak ❄️

Masal 13: Demir Hans

Resim
Dönem : Eylül 🍁 Grimm Masalları (Der Eisenhans)

Masal 10: Büyükanne ve Eşek

Resim
Dönem: Kasım 🍁

Masal 9: Bremen Mızıkacıları (Grimm Masalları (Die Bremer Stadtmusikanten #027))

Resim
Dönem: Kasım 🍁 B ir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir adamın bir eşeği varmış. Sırtına vurulan çuvalları yıllar yılı bıkıp usanmadan değirmene götürüp getirmiş, ama derken elden ayaktan düşüp her gün biraz daha iş göremez hale gelmiş. Bunu gören sahibi, şunun yemini suyunu keseyim de ne hali varsa görsün, diye içinden geçirmiş, ama eşek kendisi hakkında sahibinin iyi şeyler düşünmediğini sezmiş, evden kaçıp yollara düşmüş. Bremen’e gider, orada şehir bandosuna yazılırım, diye tasarlıyormuş kafasında. Biraz yürüdükten sonra bir av köpeğiyle karşılaşmış. Köpek yolun kenarında uzanmış yatıyor, koşmaktan canı çıkmış gibi dili bir karış dışarda soluyup duruyormuş. “Bu halin ne hav hav kardeş?” diye sormuş eşek. “Sorma” diye cevap vermiş köpek de “Kocadım artık, her geçen gün gücüm kuvvetim biraz daha azalıyor, avda eskisi gibi sıçrayıp zıplayamıyorum. Bunu gören efendim beni dövmeye kalktı, ben de kurtuluşu kaçmakta buldum. Buldum ama şimdi ne yiyip içeceğim, b...

Masal 7: Bilge Kadın ve Sihirli Bahçe

Resim
Dönem: Nisan 🌱 Yazar: Liz Moreland Not: Bu hikâye öğretmenleri ayrılmak üzere olan bir sınıf için yazılmıştır.

Masal 6: Bebek Koala

Resim
B ir varmış, bir yokmuş… Uzak bir ormanın gölgesinde, göğe doğru uzanan koca bir sakız ağacı varmış. O ağacın dalları arasında, yumuşacık tüyleriyle bir anne koala ve onun minicik yavrusu yaşarmış. Anne koala, sabahın serinliğinde daldan dala süzülür; Karnı acıkan bebeği için en tatlı meyveleri toplarmış. Bir dal biterse, başka bir dala; Güneş yükselirse gölgelere… Sırtında bebeğiyle yorulsa da Sevgiyle sürermiş bu dansı ormanın içinde. Günler geçmiş… Minik koala büyüdükçe ağırlaşmış, Anne koalanın kolları bazen titrer olmuş. Ne var ki bir anne yüreği yorulsa da vazgeçmezmiş; Her meyvede, her tırmanışta sabırla sürmüş yolunu. Bir öğle vakti, yumuşacık rüzgâr dalları okşarken Anne koala bir dalın üstünde, usulca uyuyakalmış. Minik koala ise karnı zil çalar gibi aç, “Acıktım… acıktım…” diye sızlanmış sessiz ormana. Ne kadar seslense de uyanmamış annesi. Gözleri, yukarıda güneş altında parlayan Yuvarlak, sulu meyvelere takılmış o an. İçinden geçirmiş: "Keşke yüks...

Masal 5: Balık ve Deniz Kabuğu

Resim
Dönem: Eylül  Yazar: Jakob StreIt  

Masal 4: Baharı Arayan Çocuklar

Resim
Dönem: Bahar gelişi  🌱

Masal 2: Altın Anahtar (Grimm Kardeşler #200)

Resim
Dönem: Kış Masalı

Masal 8: Benjie ve Pancar (HEALING STORIES for CHALLENGING BEHAVIOUR kitabından)

Resim
Dönem : Eylül-Ekim.  Şeker pancarı sonbahar aylarında hasada hazır hale gelir. Ülkemizde genel olarak karasal iklimin hakim olduğu alanlarda ekimi yapılan şeker pancarları  eylül ve ekim ayının sonlarına doğru  hasat edilir.

Masal 31: Kök Çocukların Hikâyesi

Resim
Mevsim : 🌱 Bahar başlangıcı

Masal 54: Sihirli Sopa

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde küçük bir erkek çocuk yaşarmış çok güzel bir şehirde, evini çok severmiş odasını, oyuncaklarını da ama bütün gün aynı şeylerle oynamaktan ve aynı şeyleri yapmaktan sıkılmış ve bahçeye çıkmış kocaman dalları olan bir ağacın altında oturmuş birazda canı sıkılıyormuş etrafına öylece bakınırken ağacın dallarından biri koparak çat diye küçük oğlanın yanına düşü vermiş ve bu sopa düşer düşmez bir şarkı tutturmuş;   Haydi sar beni Gökkuşağına    Götüreyim seni, Düşler diyarına    Küçük oğlan çok şaşırmış kopup düşen sopanın şarkı söylemesi ona onun sihirli olacağını düşündürmüş . Bu gerçek sihirli sopa olmalı demiş onu almış evine götürmüş , evine gider gitmez annesinin sepetinde duran iplerle onu güzelce rengarenk sarmış , bir sürü değişik renk kullanmış sonra bu güzel sopayı güvenli bir yerde saklamak için odasına götürmüş ve tam baş ucundaki masanın üzerine koyu vermiş ve rahat bir uykuya dalmış, ertesi gün kalktığında aynı ş...

Tavuk hırsızını yakaladın mı?

  Yaşlı Yahudi, yetişkin oğlunun yanına varır. — “Evlat bir tavuğumuz çalınmış. Git o hırsızı bul ve cezasını ver!..” der. Oğlan baştan savma başını sallayarak. — “Tamam baba. Hallederim.” diye cevap verir. İçinden: “Yüzlerce tavuğumuz var. Bir tanesi çalınmış. İşim gücüm yok, tavuk hırsızı peşinde mi koşacağım.” diye hayıflanır. Birkaç gün sonra endişe ile babasının yanına varır. — ”Baba, baba!.. Keçimiz ortalarda yok. Çalmışlar..!” der. Yaşlı Yahudi, — “Tavuğu çalanı buldun mu oğlum? Cezasını verdin mi?” diye sorar. Oğlan ellerini iki yana açıp, “Ya sabır” der. Odadan çıkar. “Ulan koca keçi gitti !..İhtiyarın derdine bak!.. Bir kart tavuğun hesabını soruyor” der. Kendi kendine. Kısa bir süre sonra çiftliğin en verimli ineği de ortadan kaybolur. — “İnek gitti baba !..” diye feryat eder çocuk. Baba, sakince sorar: — “Tavuğu çalanı buldun mu ? Cezasını verdin mi?” Nihayet, çiftlikte ne var, ne yok hepsi çalınır. Buğday ambarı bomboş, ağıllar tenha kalır. Her seferinde dehşet ve tela...

Masal 1: Ali Cengiz oyunu (Türk Masalı)

Resim
Kaynak:  Türk Folklor Araştırmaları Dergisi, 1953, sayı: 46 Derleyen : Selâmi Münir YURDATAP

Masal 52: Üç Keçi

Annelere masal önerileri Üç keçi masalını 2-5 yaş arası çocuklarınıza anlatabilirsiniz.  Çocuklar, masallarda ritim ve tekrarları  çok severler. Okumak yerine ezberleyip üç hafta anlatırsanız çok daha güzel olur.  3 hafta sonunda 4-5 yaşında çocuğunuz ile birlikte bir masa tiyatrosu yapabilirsiniz.  Çocuklar 3-4 hafta sonra masalı anlatmaya başlarlar. Üç keçi masalı Bir çayırda üç küçük keçi Oraya buraya sıçrıyorlarmış Tripp, tripp, trippel di tripp Tripp, tripp, trippel di tripp Bu en küçükleriymiş. Trapp, trapp, trapp da trapp Trapp, trapp, trapp da trapp Bu ortanca olanı, Ayakları biraz daha büyükmüş. Tropp, tropp, tropp da tropp Tropp da tropp, tropp da trop Bu da en büyükleriymiş. Çayırdaki tüm otları Yiyip bitirdikten sonra, “Hiç ot kalmadı artık, Karnımızı nasıl doyuracağız?” Diye bağrışmışlar. “Haydi, yaylaya çıkalım, Orada yeterli otu bulacağız”, demişler. Yol bir köprüden geçiyormuş, Altında...