A llah, hayra ve şerre uğramak, sınamak üzere Adem'i yaratmak istediği zaman, özü doğru Cebrail'e " Yürü, yeryüzünden bir avuç toprak ödünç al! " buyurdu. Cebrail hizmete bel bağlayıp âlemlerin Rabbi'nin emrini yerine getirmek üzere yeryüzüne indi. O buyruk kulu, yere el attı. Toprak kendini çekti, çekindi. Dile gelip yalvarmaya başladı: " Tek yaratıcı hürmetine beni bırak. Yürü git, canımı bağışla! O yüğrük atının yularını çek benden. Benden yaratılacak insan, tekliflere uğrayacak, tehlikelere düşecek. Allah hakkı için beni bırak, alma. Allah seni seçti, Lehv'deki bilgiyi sana gösterdi. O lütuf hakkı için vazgeç benden. Allah ihsanı ile meleklere hoca oldun. Daima Allah ile konuşmadasın. Peygamberlerin de elçisi olacaksın. Sen, vahiy canının hayatısın, bedenin değil. İsrafil, bedenlere can verir, sen cana can katarsın. O yüzden İsrafil'den üstünsün. O, Sur'u üfürür, bedenlere can gelir. Senin nefesin, mücerret gönüllere ...