Kayıtlar

Bir varmış bir yokmuş

" Bir varmış bir yokmuş ", hayatı bundan daha iyi bir cümle var mıdır?

Ali Nesin'in yazdığı kitap MEB müfredatına girdi (Basından)

Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli matematikçilerden Prof. Dr.  Ali Nesin  eski Milli  Eğitim  Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı’nın isteği üzerine geçen yıl liseler için matematik kitabı yazmaya başladı. Prof. Nesin'in hazırladığı  kitap  bir ay sonra, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ( MEB )  müfredat ına girmek üzere, her şeyiyle yayına hazır olacak. Yıllardır Türkiye’de matematiğin anlaşılması ve kolayca öğrenilmesi için emek veren, matematik köyü kurup eğitim kampları düzenleyen, Matematik Dünyası Dergisi’ni çıkaran ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde akademisyenlik görevini sürdüren Prof. Nesin, önce herkes için yazmak istediğini ancak zamanla bunun olamayacağını anladığını söyleyerek, “Bir hedefe odaklanmak lazımdı. Fen liselerine odaklanayım dedim. Daha sonra anladım ki bu kitap her fen liseli için de değil. Daha da kısıtladım kendimi ve bilim insanı olmak isteyen fen liseliye ve öğretmenlere yazdım" dedi.   "Hayatımın en zor işini yaptım" Kitabın içeri...

Masal 3: Anakarıyla Tilki (Elazığ Masalı)

Resim
Prof. Dr. Umay Günay’ın Elâzığ Masalları kitabından alıntıdır. 1975 yılında Atatürk Üniversitesi doktora tezinde kullanmış olduğu bu masalı 1970 yılında Elâzığ Akmezra köyünden Emine Öksüz anlatmış. İki, on ikinin yarısı, tilki çakal karısı. Masal masal maniki, kuyruğu var on iki, kuyruğunda beni var, kulağında çanı var. Karşıma çıktı bir derviş dedim derviş amca bu ne iş? Dedi ‘Masal masal matadar, dil anlatır, yürek tadar. Ne varmış ne yokmuş vakti zamanında bir ihtiyar kadın varmış. Tanıyanlar ona Anakarı dermiş. Anakarı’nın bir tek kızı varmış ancak o da gelin olmuş gitmiş. Günlerden bir gün Anakarı kızını çok özlediği için onu görmeye gidecekmiş. Ne götürsem kızıma ne versem diye düşünürmüş. Eskiden eski insanların nesi varmış, iki tane keçisi varmış. Sağmış sütlerini, yapmış tereyağını, koymuş testisinin içine. Kapatmış ağzını tülbentle, bağlamış ipi testinin kulplarına almış eline, beli de epey eğrice çıkmış yola. Daha pek bir yol alamadan bir düzlükte bir tilkiye rast gelmiş. ...

Nisan Atölye Evi- YARATICI DRAMA ATÖLYESİ

YARATICI DRAMA ATÖLYESİ Beş haftalık programımızda yaratıcı drama tekniklerini kullanarak geliştirmeyi amaçladığımız becerileri; ileriki haftalarda tiyatro çalışmalarında kullanmayı planlıyoruz. Tiyatro ve metin çalışmadan önce yaratıcı drama sürecini yaşamak, çocuklara hem yaratıcılıklarını keşfetmekte hem de kendilerini tanımakta olumlu katkılar sağlayacaktır. Yaratıcı drama; tiyatro yöntemlerini kullanarak, hazırlanan tekniklerin uygulanmasıdır. Yaratıcı dramanın özü, “oyun” ve “canlandırma”dan oluşur. Çocuk, işlenen konuya dair yaşantı ve bilgilerini; yeniden canlandırarak yaratıcılık gücünü ve farklı bakış açılarını değerlendirme fırsatı bulur. Yaratıcı drama “tiyatro” değildir, çocuklardan oyunculuk performansı beklenmez. Belirli bir metin üzerine çalışılmaz, uygulamada özgür, kuralsızdır. İşlenen program içindeki konunun anlaşılması için canlandırmalar ve oyunlar kullanılır. Bu yüzden esas olan gösteri değil, yolculuktur. Çocuğun kendine ve grubuna olan güvenini güçlendirme...

Masal 52: Üç Keçi

Annelere masal önerileri Üç keçi masalını 2-5 yaş arası çocuklarınıza anlatabilirsiniz.  Çocuklar, masallarda ritim ve tekrarları  çok severler. Okumak yerine ezberleyip üç hafta anlatırsanız çok daha güzel olur.  3 hafta sonunda 4-5 yaşında çocuğunuz ile birlikte bir masa tiyatrosu yapabilirsiniz.  Çocuklar 3-4 hafta sonra masalı anlatmaya başlarlar. Üç keçi masalı Bir çayırda üç küçük keçi Oraya buraya sıçrıyorlarmış Tripp, tripp, trippel di tripp Tripp, tripp, trippel di tripp Bu en küçükleriymiş. Trapp, trapp, trapp da trapp Trapp, trapp, trapp da trapp Bu ortanca olanı, Ayakları biraz daha büyükmüş. Tropp, tropp, tropp da tropp Tropp da tropp, tropp da trop Bu da en büyükleriymiş. Çayırdaki tüm otları Yiyip bitirdikten sonra, “Hiç ot kalmadı artık, Karnımızı nasıl doyuracağız?” Diye bağrışmışlar. “Haydi, yaylaya çıkalım, Orada yeterli otu bulacağız”, demişler. Yol bir köprüden geçiyormuş, Altında...

Serbest oyunlar: Çocuklukta Oyunun Hayati Rolü

Resim
Çocuklukta Oyunun Hayati Rolü “Oyun oynama becerisi, ruh sağlığının en temel ölçütlerinden biridir.” – Ashley Montagu Dünyanın dört bir yanındaki Waldorf anaokullarında çocuklar, aileler ve öğretmenlerle geçen otuz yılı aşkın meslek hayatımda çok çarpıcı bir ortak nokta gözlemledim: Yaratıcı oyun, sağlıklı bir çocuğun hayatındaki en merkezi etkinliktir. Oyun, çocukların yaşadıkları hayatın tüm parçalarını birbirine örmelerini sağlar. Hayatı "sindirmelerine" ve onu kendilerine ait kılmalarına yardımcı olur. Yaratıcılıklarının dışa vurumu için bir kanal ve çocukluğun kesinlikle vazgeçilmez bir parçasıdır. Yaratıcı oyunla çocuklar adeta çiçek açar; oyun olmadığında ise gelişimleri ciddi şekilde sekteye uğrar. Bunu fark eden ilk kişi ben değilim. Yaratıcı oyunun çocuk gelişimindeki kritik önemi, onlarca yıllık araştırmalarla destekleniyor. Ancak bugün, benim bahsettiğim anlamdaki o "uçu açık ve yaratıcı" çocuk oyunları ciddi bir tehlike altında. Oyun Neden Yok Oluyor? ...