Masal 12: Dede ile Torun
Dönem: Aralık ❄️
Bir zamanlar çok ama çok yaşlı bir adam varmış. Gözlerine perde inmiş; kulakları duymuyor, dizleri titriyormuş. Sofraya oturduğu zaman kaşığı bile tutamıyormuş. Çorbasını masa örtüsüne döküyor, salyaları ağzından akıyormuş.Oğluyla gelini ondan iğrendikleri için yaşlı adamı sobanın yanında bir yere oturtmuşlar; yemeğini toprak kâsenin içinde vermişler, adamın karnını bile doyurmamışlar. Adamcağız üzgün üzgün oturup gözleri yaş içinde kalmış.
Bir keresinde titreyen elleri nedeniyle kâseyi sıkı tutamamış, kâse yere düşüp kırılmış. Gelini çok kızmış ama bir şey demeyip sadece içini çekmiş. Bu kez ona birkaç kuruş karşılığında tahta çanak satın almışlar ve yaşlı adam hep bu tabaktan yiyip içmiş.
Vakit böyle geçerken bir gün dört yaşındaki torun, yerdeki tahta parçalarını toplayıp bir araya getirmeye başlamış.
“Ne yapıyorsun sen orada?” diye sormuş babası.
“Bir yemlik yapıyorum” diye cevap vermiş çocuk ve eklemiş: “Ben büyüyünce annemle babam yemeklerini bununla yesin!”
İşte o anda karı koca bakışmışlar ve ağlamaya başlamışlar.
Hemen babalarını bulunduğu köşeden alıp sofraya oturtmuşlar.
Yaşlı adam o günden sonra arada bir tabağını düşürse de hep onlarla sofraya oturmuşlar.

Yorumlar
Yorum Gönder